29 Kasım 2009 Pazar

ÇOCUKLARDA YALAN SÖYLEME


    Okulöncesi yaş grubundaki çocuklarımızın hayal güçlerinin geniş olması, hayalle gerçeği ayırt edememesi, soyut kavramın gelişmemiş olması yada beyinlerinin farklı mantık yürütme özelliğine sahip olması nedeniyle, durumları kendi algıladıkları biçimde süsleyerek veya abartarak anlatmaları doğaldır. Bu nedenle bu tip davranışlar bir uyum davranış bozukluğu olan yalanla karıştırılmamalıdır. Dolayısıyla yalan söylediğini düşündüğümüz bir anda ona sevgi ile yaklaşarak senin şuan hayal gücünü kullanarak bunu söylediğini, bunun gerçek olmadığını biliyorum ama seni dinlemek hoşuma gidiyor diyebilirsek onun bu davranışını beslemediğimiz için gelecekte bunun alışkanlık haline gelmesini önlemiş oluruz, hem de o an beslememiz gereken yaratıcılığına desteklemiş oluruz. Çünkü çocuklarımızda hayal gücünü, yaratıcılığını beslemek onun tüm gelişimi için yarar sağlar. Hatta hayal gücü resim, yaratıcı el faaliyetleri, öykü, drama v.s gibi alanlarda değerlendirebilmesine fırsat yaratılması yalan söyleme ihtiyacını ortadan kaldırmada yarar sağlayacaktır. Çocuklar bu durumda suçlanırsa utanma, suçluluk duyma, kendini dışlanmış, kabul edilmemiş, onaylanmamış hissetme gibi olumsuz duygular yaşamaya başlar. Masumca kendini ifade edişlerinin eleştirilir olmasına bir anlam veremediği için zamanla konuşma duygu ve düşüncelerini paylaşmaktan kaçınır hale gelir.

    Yetişkinleri taklit de çocuğu yalana iten bir başka etkendir. Yetişkinler eğer kendi aralarında yada daha da önemlisi, çocuklarına yalan söylerlerse verdikleri mesaj yalan söylemek normal demektir Bunun da ötesinde yetişkinler, bazen çocuğun yalan söylemesini isterler. Örneğin, -'Dün evdeydik diyeceksin tamammı? ya da “Bunu yaptığımı annene söyleme ,' gibi konuşmalar, olmayan bir durumu varmış gibi belirtmeler, yok saymalar çocuğa hep olumsuz örnek oluşturur. Örneğin, telefonda kendini yok dedirtmeler, dürüst olmayan ifadeler kullanmalar öğrenmede en çok taklit etme yeteneğinin kullanıldığı okulöncesinde son derece etkileyicidir. Bir zaman sonra büyükler yalan söylüyor, demek ki, yalan bana dendiği gibi kötü bir davranış değil” olgusunu yerleşecektir.
    Bunun dışında ileriki dönemde çocukların yalana başvurma sebepleri farklı sebeplere bağlı olabilir. Bir uyum ve davranış bozukluğu olarak görülen yalan söyleme davranışının altında yatanlar;
§ Yeterli sevgi ve şefkat görememe nedeniyle dikkat çekme isteği.
§ Doyurulmayan ilgi ihtiyacı.
§ Dışlanmışlık hissi, kabul ve onaylanma gereksinimi.
§ Aileden takdir görememe ve yetersiz ödüllendirilme.
§ Aşırı yada yetersiz takdir ve ödüllendirilme.
§ Aşırı suçlayıcı, cezalandırıcı tutuma maruz kalma.
§ Kıyaslamalara maruz kalma
§ Küçümseyici, aşağılayıcı tutum sonucu kendini değersiz hissetme.
§ Korku ve kaygılar.
       Çocuklar, ebeveynleri tarafından yeterince sevilmediklerini ve kendilerine yeterli ilgi gösterilmediğini sandıklarında ilgiyi çekmek için hastaymış gibi davranma, karnının ağrıdığı söyleme gibi davranışlar sergileyebilirler.. Arkadaşının eşyasını alıp hediye ettiğini belirtebilir, sahip olmadığı bir şeye sahip olduğunu söyleyebilir. Bazı durumlarda da başkaları tarafından aşağılanmamak ve cezalandırılmamak için yapmadığı davranışları yapmış gibi ya da yaptığı davranışları yapmamış aktarabilir. Çocuklar kaygılandıkları bir durumdan kaçmak için de yalana başvurabilirler. Bu durumda yetişkinler çocukla nitelikli bir iletişim kurabilirse çocuk gerçeği söylemekten çekinmez. Bu konuda onunla net bir şekilde konuşmak ve kişiliği değil davranışı hedef alan yaklaşım sergilemek gerekir. Bununla birlikte eleştiri yerine, çocuğun olumlu özelliklerinin ön plana çıkarılıp vurgulanması çok daha fayda sağlamaktadır. Cezalandırma yerine çocuğun yalan söyleme nedenini araştırma ve çözümü çocukla birlikte planlama amaca ulaşmada çok daha etkili olacaktır. Eğer sorun devam ediyor ise bu durum alışkanlık halini almadan uzmandan yardım alınması nedenin bulunması ve çözüme gidilmesini kolaylaştıracaktır. Çünkü kişinin , çevresinin güvenini kaybetmesi, yalancı olarak etiketlenmesi başka üzücü durumlara sebep vereceğinden yalan söyleme kronikleşip patolojik bir hal almadan çözüme gidilmelidir...


Nurten DANİŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder