Kronolojik açıdan Süt çocukluğu
Bilişsel akademik açıdan duyu-motor
Psikososyal açıdan güven
Psikanalatik açıdan oral dönem gibi farklı adlandırmalar içermektedir.
BU DöNEMDE ANNE iLE SICAK, SEVECEN, GüVEN VERiCi iLiŞKi YAŞAYAN ÇOCUĞUN HAYATI BOYUNCA DiĞER İNSANLARLA BENZER iLiŞKiLER KURMASI SAĞLANIR.
Bilişsel gelişmenin ilk dönemi olan duyusal motor dönemde çocuk ilk ayda emme, arama, adım atma ( bu gerçek adım atma ile karıştırılmamalıdır ), yüzükoyun yatarken başını hafifçe kaldırma birkaç saniye sağa sola döndürebilme, başını yana çevirme, moro gibi reflekslerle hayatta kalmayı başarır. İlk aylarda çevresel uyaranlara kapalı olduğu fizyolojik otizm görülürken ikinci ayda kendisiyle ilgilenen kişi ile göz kontağı kurarak bu dönem sona erer. Artık hızla bir gelişme dönemine girerek birinci yaşın sonunda iç ve dış uyarılara cevap veren, yürüyebilen, ilk kelimelerini konuşabilen, kendini döke saça da olsa besleyebilen mucizevi biçimde gelişme gösterir.
Bu dönemde çocuk annesini çevredeki diğer objelerden ayırt etse de onu kendiyle özdeşleştirdiği için kendisiyle bir bütün gibi algılar. Başkalarının bu bütünlüğü bozacağı düşüncesiyle yabancılara gitmek istemez yabancı anksiyetesi dediğimiz doğal bir durum yaşanır ki bu olmadığında anneye bağlanmada bir sorun olduğu düşünülerek çocuğun araştırmak gerekir.
Bebeklik dönemindeki görülen anneye adeta yapışık birliktelikte, anne tarafından yoğun sevgi içinde beslenirken göğüste şefkatle tutulma, anne kokusunun hissedilmesi, ağız ve tensel temasın verdiği haz güven duygusunun doyurulması için büyük önem taşır. Bu dönemdeki hazza yönelik ihtiyaçlar giderildiği ve tutarlılılık sağlandığı oranda hayatta kalma şansı artarken, gerek ruhsal gerekse bedensel olarak sağlıklı yaşam için o an ve ileride anahtar vazifesi görecek kazanımlar edinilerek çok kritik bir dönemdir yaşanır. Çocuk sevildiğini, istendiğini ancak annesi yada anne sevecenliğine sahip birisi tarafından sevilip, şefkat gösterildiği, ihtiyaçları bekletilmeden giderildiği oranda hisseder, terk edilmeyeceğine inanır. Bu sayede temel güven duygusunun temelleri atılır, anneye sağlıklı bağlanma gerçekleşir. Anne ile çocuk arasında kurulan bu bağ annenin çocuğunu aşırı koruyarak oluşturduğu patolojik bağlılıkla karıştırılmamalıdır. Çocuğun psikososyal gelişimi çok açısından önemlidir.
Bu dönemde beynin işlevi, duyu organlarının çalışmalarıyla izlenir. Gülme ve ağlama ile zevk veren ve vermeyen unsurlara tepki gösterir, çocuk duygularını ancak bu yolla ifade eder. Dış dünyayı algılamada ağız, deri ve bedenin üst tarafı baskın olup, sosyal ilişkilerini buna göre düzenler. Emekleme ve yürümenin v.s başlamasıyla çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal, psikomotor gelişiminin desteklenebilmesi için çevrenin ona zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi, bir taraftan da tanıması için ortamın olabildiğince aynı kalmasına dikkat edilmeli, ona çevreyi keşfetme serbestliği tanınmalıdır.
Eli kaşık tutup ağzına götürmeye başladığında kendisinin yemesine fırsat verilmeli, yemeğe birlikte oturulmalı ve yemeği normal haliyle yemesi gelişimi açısından çok önemli olduğu için teşvik edilmelidir.
Yanında sesli düşünerek konuşma, onunla birlikte dayanıklı az yazılı, bol büyük resimli kitap dergi v.s inceleme, kukla oynatma gibi dil gelişimine katkı sağlayacaktır.
Oral dönemin sağlıklı atlatılmasını sağlayarak özgüveni, öz saygısı, yaşama sevinci yüksek, dış dünyaya karşı güven duygusu gelişmiş, başkalarının hakkına saygı duyan, etik değerlere önem veren, başarılı, kendini sevgiyle ifade edebilen, kontrol edebilen dolayısıyla mutlu bireyler yetişmesine katkı sağlamış oluruz.
Bu gelişme aşamasını sağlıklı tamamlayamayan çocuklarımız ne yazık ki gelecekte bağımlı kişilik, karşılık beklemeye dönük ilişki kurma, kıskançlık, yapışkanlık, sürekli bir şeyler atıştırma istediği duyan, kendine olan saygısı diğer insanların yargısına göre şekillenen, karamsar, abartılmış iyimserlik, kendini beğenmişlik gibi olumsuz kişilik özelliklerinin yanı sıra sevgiliye, eşe, çocuğa güvenle bağlanmada sorun yaşayan güvensiz bir birey olabilmektedir.
Görüldüğü gibi erken çocukluk dediğimiz 0-6 yaş çocukluk döneminde gelişim aşamalarının iyi anlaşılıp, destek sağlanmasıyla ileride yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek bizim elimizde.
Sevgiyi çocuk coşkusuyla yaşamanız dileği ile.
Çocuk Gelişimi- Eğitimi Danışmanı
Nurten Daniş
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder