23 Kasım 2009 Pazartesi
3----ANNE- BABA TUTUMLARININ ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ- TUTARSIZ AİLE TUTUMU TUTUM
Çocuklarda istendik davranış kazandırabilmek için anne baba yada yakın çevresindeki kişilerin tutarlı davranması çok önemlidir. Bir gün çocuktur yapar, o daha çok küçük yüklenmeyelim” düşünceleriyle çocuğa sınırsız haklar tanınırken başka bir gün artık o bunu anlayabilecek kadar büyüdü diyerek çocuğun yaş yada bireysel gelişimi yok sayılarak kapasitesinin üzerinde beklentiye girilir. Normalde izin verilmeyen bir davranış, anne babanın uğraşacak zamanı olmadığında ya da keyifleri yerinde olduğunda görmezlikten gelinirken gerginlik, yorgunluk gibi olumsuz ruh hallerinde tepki görür. Bazen de annenin yaptığını baba, babanın yaptığına anne karşı çıkıyorsa bu durumda çocuğun netleşmesinde sıkıntı oluşmakta çocuk nasıl davranacağı konusunda bocalamaktadır. Kimi zamanda çocuklarımızın en çok taklit yoluyla öğrendiği unutularak onun tarafından yapılmasını istemediğimiz bir davranışı biz kendimiz yaparak hem davranışı kazandırmada ve pekiştirmede sorun oluşturur hem de çocuğumuzun bize olan güvenini sarsarız. Buna bir örnek vermek gerekirse çocuğun istenmeyen bir davranışı karşısında . “Konuşma benimle, ben senin annen- baban değilim”, “Git başka anne- baba bul” cümleleriyle çocuğu yola getirmeye çalışmak ve bunu uzun süre sürdürmek çocuğa küsmeyi öğretir. Çocuk tedirgin olur ve annenin- babanın kendisiyle barışması için elinden geleni yapar. Sonunda zaten vicdanı rahat olmayan anne- baba hiçbir şey olmamış gibi barışır. Bu durumda çocukta annem- babam ne söylerse söylesin aksini de yapar düşüncesi oluşur ayrıca çocuğumuza küsmenin iyi bir şey olmadığı defalarca söylememize rağmen biz böyle davranarak bu davranışımızla söylediğimizi çürütmüş oluruz dolayısıyla çocuğumuza doğru davranışı kazandıramayız. Tutarsız aile ortamlarını yaratan diğer durum ise evde birden fazla çocuk varsa onların her birine farklı yaklaşılmasıdır. Gerek sorumluluk vermede gerekse kurallara uymada taraflı davranma çocukların olumsuz duygular yaşamasına neden olmaktadır.
Bu tarz tutarsızlıklarımız sonucunda annelerin sık başvurduğu yollardan birisi acındırma yoludur. “Beni çok üzüyorsun”, “Sizin yüzünüzden hasta oldum”, “Beni birazcık seviyorsan yapma” diyerek çocuğun söz dinlemesini sağlamaya çalışılır ki bu durumda çocuk daha da endişelenir ve söz dinlemediği gibi suçlandığı için hırçınlaşır. Bazen de babaya şikayet etmek, babanın öfkesiyle korkutmak durumu yaşanır. Akşam baba eve gelince de önce çocuğun bütün gün yaptıkları anlatılır daha sonra “Bu seferlik affet babası bir daha yapmaz denilerek babayla çocuğun arasına girilir. Çocuk uyarıların uygulanmadığını görünce, ertesi gün aynı senaryo tekrar yaşanır. Bu arada şikayet etmenin yanlış olduğu öğretmeye çalıştığımız çocuğumuza onu babasına şikayet ederek nasıl mesaj verdiğimizi de düşünmekte fayda var :))
• Tüm bu tutarsızlıklarımız sonucu istemediğimiz davranışlar sergileyen çocuğumuzun karşısında sanki hatalı olan onlarmışçasına sesimizi yükseltme, cezalandırma hatta şiddete başvurma gibi çocukta travma yaratacak ve de hiçbir işe yaramayacak yöntemleri kullanır hale gelmekteyiz.
• Tutarsız ortamda büyüyen çocuklarımız da bir davranışın kimi zaman ödüllendirilmesi kimi zaman da cezalandırılması cezanın anlamı ve suçun niteliği hakkında kuşkular uyandırır. Bu nedenle ne zaman, nerede, ne yapacağını bilemezler. Kendi görüş ve düşüncelerini aktaramazlar.
• Çocuk kendini kanıtlamak ve dikkatleri üzerine çekmek için, ürkek, yumuşak huylu, söz dinleyen ya da kendi benliğini ve bağımsızlığını göstermek için kavgacı, sinirli bir çocuk olabilir.
• Çevrelerindeki insanlara güvenmeyen, her şeyden şüphelenen, kararsız, isyankar bir kişilik yapısı geliştirebilir.
• Tutarlı olmayan yaklaşım gevşek ve katı tutumların tüm sakıncalarını taşır. Çocukların sorumluluk almalarını engeller, çevresindeki kişileri sürekli test etme ihtiyacı hissedeler.
Çocukça coşkularınızın çoğalması dileği ile hoşça kalın.
Çocuk Gelişimi –Eğitimi Danışmanı
Nurten Daniş
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder