11 Aralık 2010 Cumartesi

Aralık 2010 BİLGİ PAYLAŞIMI...




OKUL ÖNCESİ     DÖNEMDE   
 ÇOCUKLARA DAVRANIŞ KAZANDIRMA YÖNTEMLERİ


             Evrensel, toplumsal kuralların yanı sıra, her ailenin kendine göre belirlediği kurallar, beklentiler farklı olabilir. Öncelikle bu kuralların tüm aile bireylerince belirlenip, kabul edilmesi esastır.

Beklentilerin Belirlenmesinde Dikkat Edilecek Durumlar:

l Beklentiler çocuğun gelişim seviyesine uygun olmalıdır.
l Mantığa dayalı olmalıdır.
l Hedefler de tutarlı olunmalıdır. Çocuğun kafasını karıştıracak tutarsız beklentiler davranışın yerleşmesini sekteye uğratır. Yemeğe, hep birlikte oturma alışkanlığı kazandırmak istiyorsak ( çok geçerli bir neden yoksa ki bu durum çocuğa da mutlaka açıklanmalıdır) her seferinde bunun yapılması gerekmektedir.

DAVRANIŞ   KAZANDIRMAYI   KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER

*   Anne-Babanın çocukla ilgili durumlarda aynı dili kullanması ( annenin hayır dediğine babanın da hayır demesi gibi )
*   Anne- babanın, ne aşırı hoşgörülü nede çok baskıcı olmayıp, çocuğun gelişim seviyesine uygun olarak, özellikle sevgi dolu bir yaklaşımla onu bilinçli bir şekilde desteklemesi, gerektiğinde ödüllendirip, gerektiğinde sınırlar koyması, demokratik bir tutum sergilemesi.
*   Anne-Babanın kendi ilişkilerinin sağlıklı olması, aile içinde olumlu bir sevgi, saygı ortamının yaratılması.
*   Çocuğun ihtiyaçlarının zamanında doğru bir biçimde giderilmesi
*   Öğretmenin iyi bir sınıf yönetimine sahip olması
*   Gerek anne-babaların, gerekse öğretmenlerin çocukları öğrenmeye ve araştırmaya karşı güdüleyici olması.
*   Aile içindeki kurallara, okula ait kurallarında katılması ve uygulanması.
*   Olumlu çocuk-ebeveyn, öğretmen-öğrenci ve de okul ebeveyn ilişkisi kurulması.
*   İletişimde ben dili kullanılması. ( beni üzüyorsun yerine, üzülüyorum gibi )

DAVRANIŞ KAZANDIRMADA YAPILMASI GEREKENLER
l İstenen davranışla ilgili olarak önceden açıklamalar yapılmalıdır. ‘Oyuncakların çok dağınık olunca odan düzensiz görünüyor, bazen de üzerine bastığımızda onlara zarar verebiliyoruz, onların dağınık olmasını istemiyorum, Buna nasıl bir çözüm bulalım gibi yada “alışverişe gittiğimizde ağlayarak bir şeyin alınmasını istediğinde çok üzülüyorum, sinirleniyorum, ağladığın zaman seni duymayacağım ve istediğini yapmayacağım, benden bir şey istediğinde bunu ağlamadan söylemelisin, tamam mı? “ gibi önceden anlatımlar, ondan ne beklediğimiz konusunda netleşmelerini sağlayacak, olası krizleri engelleyecektir. Bunun yanında söyleneni yapmadığı durumlarda tutarlı- kararlı bir biçimde söylediğiniz gibi onu duymamanız, isteğini yapmamanız istenilen davranışın kazanılmasında çok etkili olacaktır.

l Çocuğa kendisinden beklenen davranışların neler olduğunun anlatması çok önemlidir. Okulöncesi dönemde kurallar görselleştirilerek ( örnek davranışlar sergileyerek, davranışları gözlemlemesi için yaşantılar oluşturarak, , hikaye, öykü v.s deki kahramanlarla özdeşim kurması sağlanarak, drama, dramatizasyon, pandomim gibi teknikler kullanarak) anlatılmalı ve de nasıl yapılacağı da gösterilmelidir. Oyuncaklarını nereye ve nasıl yerleştirmesini öğrenmesi için başlarda birlikte toplamak gibi....

l İstenen davranışı sergilediklerinde çocuklar mutlaka takdir edilmelidir; olumlu davranışı takdir etmek, onun tekrarlanma yerleşme olasılığını arttırır. Ana-babaların davranışları sözlerinden daha etkilidir. Çocuğunuzun olumlu bir davranışına sevinmek ona sarılmak aferin ne güzel yaptın şeklinde sözlü ifade de ödüldür en iyi pekiştireçtir. Ödül olarak seçtiğiniz şeyi mutlaka istenilen davranışın hemen arkasından gerçekleştiriniz. Çocuğun olumlu davranışını yakalayın, tanıyın ve olabildiğince çabuk ve sürekli yapar hale gelene dek ödüllendirin. En etkili ödüller jest, mimik, tensel temas, birlikte yapılan etkinlikler, övgü sözleri olmakla birlikte nadiren de olsa maddi objeler, yiyecek- içecekler ve özel yemekler gibi pekiştireçler de kullanılabilir. Bu tür geri bildirimler davranış kazanımı için çok önemlidir

l Anneanne metodu; çocuğun hedeflenen davranışı sergilemesinden sonra isteğinin yapılması demektir. ( istediğin oyuncağı alabilmen için oynadıklarını yerine koymalısın gibi )

l Yıldız, gülen yüz boyama, benek, puan, sticker gibi sembol pekiştireçler kullanma, okul öncesinde son derece etkilidir. Bunun için çocuğa önceden istenen davranış tanımlanır, nasıl uygulanacağı anlatılır. Bu yöntem için gülen yüzlerden oluşan ve tüm haftayı kapsayacak bir tablo yapılır. Bazı davranışların kazanımı daha uzun zamanı alabilir, tablonun yine haftalık olarak yinelenmesinde fayda vardır. Tablo her gün, düzenli olarak çocukla birlikte değerlendirilmeli ve çocuğun başardığı günlerde gülen yüzü boyaması istenmelidir. Çocuğunuzun belirli sayıya ulaşması karşılığında alacağı ödüllerin listesini yapın ve de onun bunu algılamasını sağlayın. Hediyeler çocuk için anlamlı olmalı ve bunların seçiminde etkin olarak katılımda bulunmalıdır. Bu tekniğe, çocukta istenen davranış kendiliğinden gerçekleştiğinde, daha önceden birlikte belirlediğiniz ödülle son verilir. ”Artık bu davranışı kazandın, senin başaracağını zaten biliyordum, şimdi sana en çok istediğin bu oyuncağı vermek istiyorum“ yada ”artık seninle …….. gidebiliriz“ v.s denilerek ödüllendirilmelidir. Kazandırılmak istenen başka bir davranış varsa ona geçilir ve aynı işlem onun içinde tekrarlanabilir.

l Çocuğumuzdan beklediğimiz ne varsa bizde öyle davranmalıyız. Okulöncesinde çocuklar en iyi taklit ederek öğrenirler. Özdeşim kurduğu biz yetişkinlerin bu nedenle doğru model olmaları çok önemlidir. Kızınca bağırmıyoruz konuşarak anlaşıyoruz dedikten sonra bir gerginlik anında avaz, avaz bağırırsak çocuğumuzdan bu davranışı kazanmasını bekleyemeyiz. Bu nedenle doğru model olmak davranış kazandırmada çok önemli bir etkendir

l Çocuğunuzda istemediğiniz davranışları azaltmak için, önceden tedbir almak işinizi kolaylaştıracaktır. Çocuğun rutinleri belirlendiğinde kendini daha güvenli hisseder ve bu durum çocuklar için öğrenme fırsatları yaratır. Oyuncakların tüm eve yayılmaması için oyuncak alanını çocuğun odasıyla sınırlandırmak gibi. Alışverişe çıkmadan önce çocuğun karnının tok olması onun gereksiz yere isteklerde bulunmasını engelleyeceği gibi. ( bunu kendimiz içinde uygulamamızda yarar vardır J )

l Beklentimizle tam olarak örtüşmese de çocuğun çabası onaylanmalıdır. ( istemediği bir yemeği ilk başta tadıyor olması gibi )

l Çocuğa sadece bu davranışı yap yada şunu yapma şeklinde komut verme yerine, seçim yapabileceği bir kaç şık sunmak daha etkili olacaktır. Bu durum aynı zamanda karar verme becerisini, sınırlarını fark etmesini, özgüven gelişimini sağlayacağından onun için son derece yararlı olacaktır. Alışverişte alabileceği iki seçenekten birini seçmesini istemeniz, giyinirken önüne seçim yapabileceği iki giysi koymanız gibi.

l Ben dili iletişim anahtarıdır. Çocuğun bizi anlamasını kolaylaştırır. Bu iletişim tarzının içinde duygu ve etki yer aldığından çocuk davranışının karşı taraf üzerinde bıraktığı etkiyi anlama fırsatı bularak empati yapma becerisini kazanacaktır. “Oyuncaklarını toplamadığında üzerine basıyorum canım acıyor yada ben toplamak zorunda olduğum için diğer işlere vakit ayıramıyorum, seninle geçireceğimiz vakit azalıyor” v.s diye belirttiğinizde, mesajın içinde duygunuzu ve durumun sizin üzerinizdeki etkisini açıklamış olursunuz. Bu yöntemle, çocuğun sebep sonuç ilişkisi kurma ve davranışının başkalarında yaratabileceği etkileri görmesi sağlanır.

l Davranışlarının sonuçlarını görmesi ve sonuçlarına katlanması da davranış değişikliği yaratma da etkili bir yöntemdir. Uyarılara rağmen kağıt dışında bir yerleri boyayan çocuğunuzdan, orayı temizlemesini istemek, oyuncağını kızgınlık esnasında atıp kırdığında, eşyalarını amacının dışında kullandığı için zarar verdiğinde o oyuncağı bir süreliğine kullandırmamak gibi...Dikkat edilmesi gereken tek nokta bunun çocuğun gelişim seviyesine uygun olup olmadığıdır.

l Bazen çocukların giderilmemiş ihtiyaçlarını fark etmemiz davranış değişikliği yapmayı kolaylaştırır. Örneğin; yeni doğan kardeşini kıskanması onun ilgiyi kendi üzerinde toplamak için istenmeyen davranışlar sergilemesine sebep olabilir. Mızmızlanabilir, hırçınlaşabilir, anne babayla yatmak isteyebilir, karanlıktan korktuğunu dile getirebilir vs...Böyle durumlarda çocuğun duygularını açıklaması için sohbet ortamı yaratmak, resim, oyun, dramatizasyon yoluyla duygu ve düşüncelerini ifade etmesine olanak sağlamak ve bu duygu ve düşüncelerinin kabul edildiğini hissettirmek, çocukla daha kaliteli doyurucu vakit geçirmek, onun kardeşi ile ilgili sorumluluk alması için fırsatlar yaratmak ve sonrasında ödüllendirmek, bebekliğine ait resimlerle onun da bir zamanlar kardeşi gibi ihtiyaçlarının giderildiğini anlamasını sağlamak ( empatik bakış açısını geliştir ) olumsuz duygularını hafifletilebilir.

 l Davranış kazandırma konusunda ana-babaların ve de çocukla ilgilenen herkesin anlaşma içinde olmaları gerekir. Çocuğun çevresindeki kişilerin farklı sözel, mimik- jest ve davranışları, davranışın yerleşmesini engeller.

Diğer Yaklaşımlar:

l Davranışı Söndürme veya Görmezden Gelme: Farkında olmadan bir çok olumsuz davranışı, davranışlara verdiğimiz tepkilerden dolayı çocuklara biz yetişkinler öğretiyoruz. Ağlayarak tepindiğinde, ısrar ettiklerinde v.s isteği bir kez bile yerine geliyorsa istediğini alana dek bu davranışı gösterecektir. Çocuğun istenmeyen bir davranış sergilemesi durumunda yaptığı davranışa bakılmaması, çocuğa bağırılmaması, onunla konuşulmaması, davranışına gülünmemesi yetişkinin o anda sadece kendi işiyle ilgileniyormuş gibi görünmesini içeren bir yöntemdir. Bu yaklaşım,da çocuğun yaptığı davranış görmezden duymazdan gelinir. Ağlama, dikkat çekici konuşma ( küfürlü v.s), huysuzluk gibi durumlarda etkili olmaktadır. Çocuğun keyifli bir anında ondan beklenenin ne olduğu ve bunun olmadığı durumlarda ne olacağı konusunda konuşulur ( Ağlama & bağırma yerine benimle normal bir biçimde konuşursan seni duyabilirim, anlayabilirim, ağladığında ….. v.s duyamıyorum gibi ) çocuk ağlama yerine konuştuğu anlarda ana-babanın dikkatini çektiğini anlaması için “ bak benimle ne güzel konuşuyorsun bu yüzden seni anlayabiliyorum şimdi bu dediğini yapabilirim yada şu nedenden dolayı yapamayacağım ”( işim var, param yok, v.s) yada “sonra yapacağım” ( işim bitince, maaşımı alınca v.s ) şeklinde konuşularak çocuğa seninle ilgileniyorum mesajı verilmelidir. Burada yine tutarlılık çok önemlidir. Hiç taviz verilmemesi gerekir. Çocuk fiziksel anlamda kendine ve çevresindekilere zarar vermedikçe müdahale edilmemelidir.

l Çocuğunuz, sizin onun arkadaşı değil, ana-babası olmanıza gereksinim duyar. Çocukların güven duymaya ihtiyaçları vardır. Tutarsız davranışlar, yada çok baskılı& aşırı hoşgörülü aile tutumlarında tam sağlıklı iletişim ve denetim sağlanamayacağı için bu güven duygusu gelişemez dolayısı ile davranış kazandırmakta güçleşir.

 l Her hangi olumsuz bir durum karşısında eleştirilen onun kişiliği değil, yanlış davranışları olmalıdır. Bu yüzden sadece davranış üzerinde durmak ve onu durdurmak için çözüm üretilmelidir.. Bunu yaparken çocuğun utanmasına, kendisini beceriksiz görmesine ve sevilmeyi hak etmediğini düşünmesine yol açabilecek bir şekilde onu suçlama ve eleştirme yarar değil zarar getirecektir. Örneğin "seni sevmiyorum" yerine " bu davranış beni rahatsız ediyor, üzüyor v.s bunu sevmiyorum" demek gerekir.

l Çocuklar güven duymak için ana-baba denetimine ihtiyaç duyarken, bu denetim farklı yaş ve gelişim basamaklarına göre çeşitlilik göstermelidir. Altı yaşındaki bir çocuk için kullandığınız yaklaşım şekli, bu çocuk on yaşına geldiğinde işe yaramayabilir veya uygun olmayabilir.

l Mola Yöntemi:Olumlu pekiştirecin önceden belirlenmiş bir zamanda/durumda geri çekilmesi, örneğin; oyunu kurallarına göre oynamayan bir çocuğun etkinlikten uzaklaştırılması, olumsuz davranış gösteren çocuğun ters bir köşede oturtulması gibi. Mola için en uygun yer bir sandalye olabilir. Odaya, banyoya vb yerlere kilitleme asla bir mola yöntemi değildir, aksine son derece travmatiktir. Yaşı kadar bir süre odaya ters bir sandalyede oturtulması yeterlidir ve oturtulmadan önce ”şu anki………. davranışın hakkında düşünmeni istiyorum“, ”molan bitince, niçin burada oturduğunu bana söyleyeceksin“ denmesi, ” bunun yerine nasıl davranman gerekirdi?“ diye sorarak alınan doğru cevap karşısında yine çocuğu ödüllendirmek, davranışı kazanmasında iyi bir pekiştireç olacaktır. ”Ben senin bu davranışı başaracağına inanıyorum“ demek onu cesaretlendirecektir. Mola uygulaması çocuğun istemediği işten kurtulmasına olanak yaratmamalı, o anda çocukla konuşulmamalı, yine o anda her hangi bir ödül almamalıdır.

Çocuk Gelişimi – Eğitimi Danışmanı:
Güli Gündüz Bakımevi Kurucu Müdürü
Nurten DANİŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder